25 Aralık 2009 Cuma

Durup Dururken Durdum Ben!
Durup dururken ve herşey çok yolundayken,durduğunuz oldu mu hiç?Yaşananlar,yaşadıklarınız olaylar ve gündeminiz;sıkılmadınız mı hiç?Şu an üniversitede okuyan bir arkadaşımız için mekansal bilişsel harita(kısacası yaşadığınız hayatın içinde sıkışıp kaldığınız yarı açık hapishaneleri konu alan kağıt parçası) hazırlıyorum...


Uyanmak,okula gitmek,eve gelmek,kursa gitmek,internet...Hayatımız bu işte,hayatınız bu!

Durup dururken durdum;bakıyorum...Herkes yaşananları o kadar normal görürken;belki görmezden gelirken(evet evet tam olarak yapılan bu!);aynalarda hep görmek istediklerini ve inatla kendilerini kandırmak için çabalarken(bardak ve doluluk oranı burda devreye giriyor...) ve durup dururken duranları sustururken;belki de diyorum;belki hayatlarının amacıda budur onların...Olanları görenleri susturmak,yıldırmaktır belki...

Param yok,güvenim yok ve böyle bi ortamda doğduğum için şansımda yok evet;ama benim hayallerim var;yapmak istediklerim;farkındalıklarım ve farklılıklarım var...Kendimi beğenmişlik değil bu(burda kendini beğenmişlik yerine daha havalı olan ''ego mastürbasyonunu''kullanmıyorum ki ne kadar mütevazi biri olduğumu anlayın),sadece herkes öyle bir şeylerin peşinde ki;hayal üstü hayaller bunlar!Onlar mutluluğu tek bir nedene bağlıyabilirken ben(farklıyım ya)böyle yapamıyorum işte...

18(bi 18 gün sonra bitircem bu yaşı)yaşındayım ama şu anda ki hayatımdan çok sıkıldım...Bi gün herşeye aynı başlayan o mükemmel günde,herşey çok farklı olacak;belki de sırt çantamı bıraktığım ve sipariş ettiğim tostu almadan gülerek(kendime gülerek) kaçıp gideceğim herşeyden...Yeni bir hayat için...

Durup duruken durdum ve bunları düşündüm ben....
Xenophilius

21 Aralık 2009 Pazartesi

Gizli Heteroseksüeller ve Gay Bar Sorunsalı!

Az önce gay bara giden biri hakkında bişiyler okudum...Aslında bende yazmayı düşünüyordum bu konuda,yazmayı düşündüğüm şeyi aklıma getirdiği için o arkadaşa ve yazısına teşekkür ediyorum...

Şimdi efendim ben bir gay olarak bu tür mekanlarda takılmayı sevmiyorum...Nedeni ne gelince buraya takılan tipler hangi yaş ve eğitim düzeyinden olursa olsun mekan kapısından içeriye girer girmez(artık ilahi bir olaymıdır yok kişilik değişimi midir anlayamadım!)böyle birden omuzlar dikleştiriyor,burunları havaya kalkıyor(burunlarının altında tezek yığını varmış gibi=),popoları dışarı çıkıyor ve tüm mekan yaklaşık üç baş hareketleriyle süzülüyorlar=)Evet cidden geçen gün kapıya yakın bir masaya oturup bunu izledim;hatta hatta arkadaşlarımla geyiğini çevirip dakikalarca eğlendik...Hayır nedir yani;sanki Academy ödülleri kırmızı halı geçiş törenine katılıyorlar da basına fotograf veriyorlar...=PHerkesin eğlenceden önce geliş amacı belli anlayacağınız...

İkincisi güvenlikten yoksun yerler buralar...

Gayet elini kolunu sallayan herkes girebilir,hani gündüz saatlerini geçtim ama gece en azından güvenlik sağlanmalı diye düşünüyorum....

Ayrıca özelliklede bahsettiğim mekan Tribalde dikatimi çeken şey buraya eğlenmeye gelen tiplerin bisex,gay ve lezbiyen çoğunlukta olması gerekirken,bildiğin (bayağı) heteroseksüeller takılıyor...Dans falan ederkenken kendinizi kaptırmayın çünkü etrafınızı birden böyle tipler sarıyor...

Bu tür yerlere giden insanları genellersek eğlenceden çok başka şeyler düşünen,''bana da bir yol olur,gözlerimi kaparım vazifemi yaparım''diye düşünen tipler...Acıyarak söylüyorum ki bir bakışınızla bir kaç kişiyi aynı anda ayartabilirsiniz...

Ben genellikle kendi arkadaş çevremle gidiyorum,ama mümkün olduğunca ''gay bar'' kisvesi adı altında aslında gerçek gay ve lezbiyen arkadaşlarımızla uzaktan yakında alakası olmayan(Oğlancı heterolar ve fahişeleri ''gerçek'' grubunun dışında tutuyorum) bu yerlerde takılmaktan hoşlanmıyorum...

Bunun yerine üniversite öğrencilerinin takıldığı,işletmecisini tanıdığımız daha sıcak publar ve gecesinde devam edebileceğimiz güzel müziğin yaşandığı,dans edebileceğimiz ve güvenli gece klüplerini tercih ediyoruz...Bu tür yerlerde kendimizi daha rahat hissediyoruz,daha iyi eğleniyoruz....

Xenophilius

15 Aralık 2009 Salı

Ama Bu Benim!
...çok kişilikli değil asla, çok hayatlı olmayı istiyorum. aynı karakterde değişen ince tembelliklerimle birden fazla yerde birden fazla hayat yaşamayı istiyorum. adım anıldığında 1 yada 2 dalda hedef gösterilmek değil, insanları şaşkına döndürecek bir karmaşa yaratmak istiyorum. kastım kendi yaşam tarzı anlayışımda kendi yapacaklarımı kendim belirlemek, okurken çok okumak, gezerken bunun yanında fazlaca gezmek, oynarken bunun yanında ii oynamak, incelikli izlerken incelikli çizebilmek gibi.. hepsini ortak bir paydada toplayabilirsiniz ama tek birşey deil ki bu, iyi bir okur, iyi bir düşünür, iyi bir oyuncu, iyi bir ressam(!), iyi bir öğrenci, iyi bir evlat, iyi bir sevgili, iyi bir gezgin,iyi bir stilist ve iyi keman çalmak mesela ?? parantez içi sosyologluğu ayrıca düşünmek isterim birde...

belkide maymun iştahlılık yada havada gezme (dir size göre) bu?

işime bakayım en iyisi.

Xenophilius

8 Aralık 2009 Salı

Sİ!

Keşke notaların dili olsaydı.Gereksiz konuşacak olanlar çenesini kapar, meydan hakedenin olurdu. Herşey uyum içinde olur, kargaşaya gerek kalmadan yanlış ses çıkaranlar kendiliğinden dışlanırdı.Bundan dolayıda akor uyumu için çabalardı herkes. Akoru bozana güle güle demek ne keyif verici ve kolay olurdu.Ardından düşünürmüydük ki? Sanmam. Farklılık yine olurdu ama çirkinlik olmazdı. Uyum içinde anlayabilirdi herkes bunu. Eğer duyabilseydik ne dediklerini huzurlu bir sessizlik sarardı heryanı, barış gibi tıpkı...

Notalar konuşabilse idi dünya başka dünya olurdu, eminim.Umut başka umut olurdu o zaman, eminim. Si konuştuğu anda yere bakan insanlar ileri bakarlardı, eminim...

Xenophilius