31 Ekim 2008 Cuma


DERS:FELSE VE DİN!

''Felsefe tanrıyı bilmektir ve gerçek felsefeyle, gerçek din özdeştir."

Augustinus'un bu güzel sözleri her zaman beni düşündürmüştür!Bizim toplumumuzda felsefe ve din,bir ağaçın iki farklı kolu görülmüş;felsefecilerin daima dinsiz,mümin(normalde bu kelimeyi pek fazla kullanmam ancak dinci ve şeriatçı kelimesi bu kelimeyi tam karşılamıyor!)insanın ise düşünmeyen insanlar olduğu bilinçaltımıza yerleşmiştir!İşin aslı o bu değildir tabiki!


Gerçekten felsefe yapan insan Tanrı'yı ve Tanrı'nın yarattıklarını asla inkar etmez aksine onun yarattığı madde ve kavramları insanların daha iyi anlaması için farklı bakış açıları sağlar,böylelikle ortaya koyduğu düşünce ve eserlerinde aslında Tanrı'nın

ve dinlerin insanlar tarafından daha iyi kavranmasını sağlar...


Din boyutundan felsefeye bakıncada olay pek farklı değildir aslında!

Bu sadece müslümanlık için değil kanaatimce yeryüzündeki bütün dinler için geçerlidir!

Hep insanları iyiye götürmek,sığ olandan çıkarıp mana aramaya,görülen şeyi bakmaya,

tek boyutlu değil çok boyutlu düşünmeye iten din değilmidir arkadaşlar!

Ama biz herşeyde olduğu gibi din ve felsefeyi farklı kulvarlar olarak görmüş,bu birbirine yakın iki sistematik düşünce biçimini ayırmış,birini görürken birini yok saymışızdır!

BİZİM DİN VE FELSEFE ADINA YAPTIĞIMIZ ASLINDA, BİLİNEN BİR ŞEY

ÜZERİNE KİTAPLAR OKUMAK VE BÖYLELİKLE DÜŞÜNCEMİZİ DESTEKLEMEKTEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR!OLMASI OLAN FARKLI FARKLI BAKIŞ AÇILARI EDİNİP EN DOĞRUYU BULMAK VE BÖYLECE NİRVANA'YA ULAŞMAKTIR!

Bizim toplumumuzun bu ''sürü''tavrı değişmediği sürece,televizyonlarımızda daha çok Nihat HATİPOĞLU'LARI,SIR KAPILARI VE EVLİLİK PROGRAMLARI!!!(EVLENMEK SÜNNETİR!);OKULLARIMIZDA İSE FELSEFE DERSİ ADI ALTINDA HOCASININ FELSEFE NAMINA BİR ŞEY BİLMEDİĞİ,DİNLEYENİ BEZDİREN VE SAFSATA OLARAK ANLATILAN ŞEYLERDEN,YANİ KOCAMAN BİR SIFIRDAN BAŞKA BİR ŞEY KALMICAK ELİMİZDE....

29 Ekim 2008 Çarşamba

İZLE!
Arkadaşlar blogumu kültür-sanat olaylarına açıyor ve ilk postumu yayınlıyorum;


11 yaşımdan beri (17 yaşındayım şu an!)büyük bir ilgiyle takip ettiğim,(benle birlikte tüm dünyada yaklaşık 350 milyon!!)HARRY POTTER SERİSİNİN 6.Filmi ''Harry potter and the Half-Blood Prince''uluslararası fragmanını yayınlamaktan büyük bir zevk duyuyorum...
BU SİHRİ YAŞIYAN TÜM KARDEŞLERİME:
draco dormines nunqiam titilandus!
Fragman ilişkteki:Dgibidir!



Harry Potter Melez Prens 2. Fragman [HarryPotterFalanFilan]
by XENOPHİLİUS
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI TÜM TÜRK ULUSUNA KUTLU OLSUN!
Atam sen rahat uyu;türk gençliği daima izinde olcaktır!!!

28 Ekim 2008 Salı


BİDENEM CİMCİME'M!
Bu sefer buldum onu;gerçekten kalbimden gelerek söylüyorum ona ''kanka!''sözcüğünü....


Birbirimize uzak olsakta,kalpten bağlıyız birbirimize...


Dedikodu yapıyoruz onla,bütün blog arkadaşlarımızı çekiştiriyoruz!

O bana İstanbul'dan;ben ona Ankara'dan haberler taşıyoruzzz...

Normalde telefonda kendini ifade edemeyenlerdenim ben,

ama onlayken bülbül gibi şakıyorum...

Bu depresif halimin tek ilaçı o...

Dostluğu ve sempatisiyle yanımda olan

SAYIN

CİMCİME

HANIMA

BURDANNN!

kocammmmaaannnnn

öpücüklerimi

ve sevgilerimi

yolluyorum!

Bi blogun amacıda budur arkadaşlar!

BİR ŞEYLERİ PAYLAŞABİLMEK!
Not:KANCA KALBİMİN KAPILARI OLDUĞU GİBİ,EVİMİN KAPILARIDA SANA DAİMA AÇIK!ANKARA'DA SENİ BEKLİYEN Bİ DOSTUN DAİMA OLACAK!

23 Ekim 2008 Perşembe

Ah Oramburam!
Evet;sezonu açmış bulunuyorum!ee tabi okulda evde sürekli kapalı alan;bide mevsimin getirdiği soğuk hava artı benim ankara gibi soğuk bi yerde inceceik giyinme fantazimim!?kaçınılmaz sonucu...

Burnum akıyo ve ateşim var!

Yarın doktora gideceğim ama büyük ihtimal gribim!

Ya çabucak iyileşmek istiyorum bide haftaya sınavlarım başlıyor,

lütfen bana dua edinde çabucak iyileşiyim!

Siz siz olun bol bol temiz hava alın ve mevsimin getirdiği soğuktan kendinizi koruyun!birde bol bol c vitamini!

Şu an annemin benim için yaptığı sütlacı zorla yiyorum;

lütfen kendinize dikkat edin!

21 Ekim 2008 Salı

Xeno'nun MELEKleri!
Buğün her açıdan yoğun bir gündü;günümü kısaca özetlersek,sabah luna,

akşam üstü cimcime!yani anlayacağınız güzel bi gündü bu iki şirin kız yüzünden...

Sabah 10:00;

Yataktan yeni kalmışım sabah yaptığım rutin duştan sonra koştura koştura okula gittim.Resim öğretmenimiz rapor almış,arayıp geçmiş olsun dedim sonra oturdum kantine,açım ya bi yandan yemek yiyiyorum bi yandan kolum açılsın diye araştırma çizgisi üzerine çizgiler atıyorum resim kağıdına...

Luna gene o hülyalı boş bakışı,kat kat kesilmiş ve tuhaf bi cazibe taşıyan siyah saçları,dudağının sol yanındaki piercingi ile kantinden içeri girdi,sanki o sabah bi çok defa karşılaşmışız gibi''Xen-us(bunu ismimle yapınca süper geliyo kulağa) 2B kalemin varmı?''dedi.Bende ''Sanada günaydın !''diyerek cevap verince bir nefes süresi sonra gülmeye başlıyoruz.Neyse uzatmıyım efendicazıma süleyim işte hocanın gelmediğini anlattım,sora birer kahve alıp başladık çizmeye...

Elimizi çizdik.''BU''manyak bi yandan çiziyo ,bi yandan benle sohbet ediyo,bi yandan şarkı sölüyo(doğu lehcesiyle rock bile söyledi:D),bi yandan elinin ölçüsünü almaya çalışıyo....Çizgileri çok kaliteli,gölgelendirmede de usta ama bi türlü oran ve ölçüyü uygulayamıyo kağıda!Ne yaptıysam olmadı öğretemedim bi türlü!

Nese kırk dakka bu havada çiziyoruz,sora zil çalıyo.Kolumuz öle bi arıyo ki ara veriyoruz.Bu arada ben gene açıkıyorum,bunuda aldıp sıraya giriyoruz, kantinde masamızı olduğu gibi bırakıp.Sıra bana geldi,tam ben ''iki pek......'''diyene kdr,yanımdaki luna'nın sesi bütün kantini kaplıyor:

''ENEEEEEEEAAAAAAAAAAAAAAAAHHHHHHHHH''

o an bütün kantin ahalisi döndü bize bakıyor!

Masamızın üzerimizdeki eskizlerimizn üstüne dikkatsiz bir birinci sınıf öğencisi tarafından çay dökülmüş,onun çalışması tamamen çay olmuş benim ki kısmen lekenmiş!

Ben daha bizim kıza bişi diyemeden bu atladı çocuğun üstüne!

''ÖLDÜN LAN SEN!''

O an anladım ki luna'nın yeni bi yönünü keşfediyorum!

Bu bi yandan çocuğa vuruyor,bi yandan resme bakıp daha da hınçlanıp daha beter vuruyor;ben ise bunun kolundan çekip saakinleştirmeye çalışıyorum bu arada bana bağırıyor ve tüm bunlar olurken bu üç kişi üzerine bütün kantin bakıyor!

Luna çocuğu bayağı bi hırpaladıktan sonra(Ben bu arada onu yatıştırmaya calışıyorum)bu manyak aldı eline kalemi çocuğa bi yandan''Şu an kantini terketmessen bu kalemle gözlerini oyarım!''diyor bi yandanda çocuğun üstüne yürüyor!bu arada çocuk ortalıktan arkasında tozlar bırakarak yok oluyor!

Sahnenin sonunu gülmekten hatırlıyamıyorum,çünkü bu kdr bile sinirliyken hala o hayattı umursamaz yüz ifadesi yüzünde...

MADEM TAKMIYOSUN HAYATI,Bİ RESİM İÇİN ÇOCUĞU NİYE BU KADAR

HIRPALADIN Kİ!

çatlak bu kız eminim,ama olsun bu yüzden belki çok iyi anlaşıyoruz!


*


Saat:16:15 suları;

Hala okuldayım çok yoğun bir matematik dersi,hoca bi yandan trigonometrik değerli çözerken bi yandan biz bunları hoca tahtadan silmeden defterimize not tutmaya çalışıyoruz,sora birden telefonumun titrediğini hissediyorum.Sıra arakdaşım luna bana bakıyor.Çıkartıp bakıyorum bi sabit hat numarı beni arıyor,üstelik istanbul!

Aklıma tek bir kişi geliyor o an:CİMCİME!

Ama telefonun şarjı o kadar azki iki üç çaldırmadan sora kapanıyor,kapanmasa dersteyim açamamki!

nese ders çıkışında bi daha açıyorum,bi daha aynı numara gene telefonum kapanıyor!

Dersten çıktım eve gidiyorum, bu arada cimcime'nin abisi gay_yor bana mesaj atmış:

''Xenop cimcime seni arıyomuş açmıyormuşsun,ne güldüm buna ben ya!''

O an yerin dibine geçiyorum,hemen bi özür mesjı atıyorum gay_yor'a...
Eve geliyorum.Hemen annemin telefonuna hattımı takıp cimcimenin aramasını bekliyorum(Annem bu saatte evde şaşırıyorum!),ve işte:arama 0212.........

Çok heyecanlanıyorum,uzun zamandır msn yoluyla sohbet ettiğim canım kankam cimcimem arıyo!

Telefonu açar açmaz gülüşmeye başlıyoruz,o kadar berrak bi sesi varki benimkiyle karşılaştırınca utanıyorum bi an!Bu deli hattını kırdığı için beni inşaatin yakınında bir yerde telefon kulübesinden aramış!Bi yandan sohbet ediyoruz ,bi yandan gülüşüyoruz!ÇOK GÜZEL GEÇEN 7 DK konuşma sonrası,ben telefonu mutlu bir şekilde kapatıyorum.Şu an çok mutluyum,bir gün bana hayatımı iki kız arkadaşımın değişireceğini söyleseler inanmazdım heralde...


Ama bu iki kız ,bu dünyalar tatlısı iki kız hayatımı değiştirdi işte....

ÇOK MUTLU VE ŞANSLIYIM İKİSİNİDE TANIDIĞIMA!

umarım yüzyüzede görüşcez çok yakında cimcime...


20 Ekim 2008 Pazartesi


Kolektif Bilinçaltı Durumları!

Aslında onu okuluda çok gördüğüm olmuştu,ama bana biraz garip geliyordu;garip demiyimde
''farklı''diyebilirim....

Son bir kaç haftadır onla acayip samimiyiz,resim kursu başladı başlıyalı özellikle...
Onun seside çok güzel bu arada boş derslerde Şebnem Ferah'tan çok güzel şarkılar sÖylüyor bize...

Ve buğün birbirimizin gene bir ortak noktası çıktı,ikimizde düzenli olarak rehberlik servisine başvuruyoruz!Garip değilmi?hani sanki iyi bi yönmüş gibi söylemem...

Ama onun sorunu benimkinden daha beter hatta hastalık...

Kendisi şizofren arkadaşlar...

Hastalığı ikinci kısmında...

Rehberlik servisinde onu gördüğümde çok şaşırdım,sınıfa girdiğimde benle birşey konuşmak istediğini söyledi,ve hastalalığını anlattı.''Korktun mu benden?''sorunsunda eklemeyi unutmadı...

Bende''Deli deliden korkar mı?''diye cevap verdim

Dış görünümü tam bir punk ama çok sıcak bir kalbi var...

İnsanların ortak yönleri insanları yakınlaştırıyormuş gerçekten...

Giderek iyi bi ikili oluşturuyoruz heralde...

Cidden sınıfta sohbet ettiğim nadir insanlardan...

Yanlız benim gay olduğu keşke ona söyliyebilsem,çünkü o benim ona karşı düşündüklerimden farklı düşünüyo sanki bana karşı...!

Umarım öyle değildir!

Bu kızın adı Luna!

Xeno'nun yeni arkadaşı!

GİDEREK YAKINLAŞIYORUZ,BAŞIMIZDAN KOMİK ŞEYLER GEÇİYOR!

Bunlardan ilerleyen günlerde bahsedeceğim size:D






15 Ekim 2008 Çarşamba

Savaş Başlıyor!


Millet sonunda bu belirsizlik halim bitti!


Behlül'Den az önce haber geldi,iyi sayılırmış(evde terör hali devam ediyomuş!)


ve hala arkadaş olduğumuzu hatırlattı bana...


Bunalımım biraz olsun hafifledi,


Ha bu arada dün bahsettiğim ifrit sınıfımdaki omurgasızların hakkından geldim bugün;cimcime'nin yorumuna verdiğim cevabın aynısını yazıyorum şu an:

buğün hepsi(nin) ağızlarının(ağzılarına) payını aldı(?ıçtım!:D)


Biliyorum bu herşeyi dahada kızıştıracak belki ama ben susup oturacak biri değilim,alayları umrumda değil çünkü düşünmeden sadece ezberledikleri, ''sığ''insanların(!?)yapacağı aşağılamalardı bunlar!

Bugün benim başka bi tarafımla tanıştılar!Şaşkınlıkları geçip,beni anlayıp atağa geçene kadar bi kaç gün geçer heralde!Beyinlerini düşünmekten başka herşey için kullanıyorlar,benim yaptıklarımı anlamaları anca bi kaç günü bulur!

Şu an mutluyum,geleceğin getireceklerini düşünmeden!

Savaşcam,çünkü savaşmak tam bana göre!

Bu arada dün benim yanımda olan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum,belki auranızı sıcaklıklarını hissedemiyorum ama kalplerinizin ve düşüncelerinizin sıcaklığını dün cidden hissetim!

iyiki varsınız!


15 EKİM!
Sadece şu düşünmenizi istiyorum,siz yatağınızıda rahat rahat uyurken,dışarda banklarda soğuktan ölen insanlar olduğunu;Siz evinizde ''kuş sütü''nün eksik olduğu mükellef bir sofrada kahvaltı ederken çorbayla kahvaltı eden hatta yiyecek ekmek bulamayan insanlar olduğunu;dışarda yemek yerken tabağınızda bıraktığınız şeylerin aslında başka insanların yemeği olduğunu(!?)düşünün....

BEN İNSANLIK VAR OLDUKÇA YOKSULLUĞUN YOK OLACAĞINA İNANMIYORUM,ama deniz yıldızı misali çevrenizde böle insanlar varsa başta onlara sevginizi,ilginizi!;daha sonra maddi yardımlarınızı eksik etmeyin!Bu o kadarda araştırma isteyen bir iş değil arkadaşlar,sadece ''bakmanız''yeterli!!!
yazımı Can Yıldırım'ın bir yazısı ile kapamak istiyorum:
''O çocuk büyüyecek... Açlıktan, yokluktan, yoksulluktan ölmezse, açlığıyla büyüyecek hem de. Tok olmak nasıl bir şeydir, bilmeden büyüyecek. Sorsalar, mesela "neye benzer tokluk?" deseler, susacak. Gözlerini kaçıracak belki de. Hani aç olmak, yoksul olmak, ayıp bir şeymiş gibi. Çocuk susacak ama birileri soracak "bugün de doydum çok şükür" demek, o çocuğun kaderine neden yazılmamıştır diye. Hani eşit doğardı insanlar? Öyle yazıyordu bütün kitaplar... Komşusu açken tok yatmazdı hiç kimse? Kitaplar mı yalan, yoksa hayat mı yalanların işgali altında? ''

14 Ekim 2008 Salı

boşluk!
çok yorgunum,avuçlarımın içinde manasız bir his sürekli ellerime masaj yapıyor.Şu an bu yazıyı yazarken çok acı çekiyorum,hayat gene bana kötü oyunlarını hazırlıyor;hissesdiyorum....


Behlül'den cumartesi akşamından beri haber alamıyorum,bihter'in telefonu açık ama ona sormak istemiyorum,çünkü biliyorum ki behlül isteseydi bana okuldan bihter'in telinden haber gönderirdi........................................


Üzülüyorum,sonu gelmez bi kendimi yeme benimkisi...Geçen yıl okuldan atılma az kala yaşadığım şeyleri sanki tekrar yaşıyorum.Geçen sene o dinozor öğretmenin alaylarını,bu sene yeni okulumdaki sınıfımdan alıyorum.Yanlızım beni gerçekten ''ben''olarak anlayıp,yanımda olan kimse yok!Açıkcası kalabalıklar içinde yanlızları oynamak benimkisi...


Ben ''onda''farklı olur diye düşünmüştüm.....Yeni şeylere başlarken hep hayal kurarım,ama bu sefer hayallerim gerçek olcak sanmıştım.BENİ ANLAYAN BİR DOST İSTEMİŞTİM SADECE...


ama heralde yanıldım,''o''da değilmiş sanıyorum,gerçekten çift kişilikli birini oynayan ve bu iki zıt kişiliğin hayatları birbirnden kopuk bir şekilde öleceğim...Bİ YANIMDA O KADAR DOSTUM VARKİ,ama diğer yanım...


Yeni sınıfımdakiler ve yeni öğretmenlerim yavaş yavaş farklı olduğumu görüyorlar,dün okula gitmedim ve edebiyatçımız''-o herşeye muhalefet çocuk nerde?''diye beni sormuş;bu arada yeni arkadaşlarım (benim yüzüme gülen,arkamdan konuşan)sınıfta banttan yaptıkları bir topa benima adımı verme gereği duymuşlar,sabahtan beri sınıfta''XENO,XENO''ismi geçiyor ve her dönüp baktığımda''-yok sen deil!!!''cevabını alıyodum,sonra birisi olayın aslını acıkladı.Coğrafya dersini terk edip eve geldim,hep kaçıyorum,savaşcak gücüm gerçekten yok,alayları beni hiç ilgilendirmiyor takmıyorum bile ama artık gerçek bir dost özlemi içindeyim...


Artık beni koruyacak beni savunacak bir dost istiyorum...


İki gündür okula gitmiyorum,bu benim gibi biri için rekor!''Üstüste okula gitmemek,evden okula diye çıkıp eve geri dönmek!''


Son olarak havada yaptığım resmi, yazıya dökmek istiyorum;böylelikle bende onu somutlaştırıp hayatın neresindeyim görmek istiyorum:


hayatım kısaca şöyle:


Öncekiler:''Beni tam manasıyla bilmeyip,ama şüphelenen başta acımasız olup sonra içimi gören;aslıda dostlarım olmayıp dost saydığım(ben onları öle görüyorum,onlarda bana öle diyo ama iki tarafta biliyoki aslında öyle değiliz...)ben aramadıkca beni aramayan(bunu herkese yapıyolar)ilk okuldan geçen seneye kadar olan kısım...


+


Şimdikiler;''Şu anki sınıfım,herkesin arkadaş grubunu kurduğu benim yüzüme çok iyi,arkadamdan bişiler çevirdiklerini anladım(Beni yıkanda bu, yüzüme karşı bir şeyler yapsalar savaşabilecem ama yüzüme iiyi oldukları için bir bok yapamamıyorum!)ve dinozor,eğitimciliği hiç bir zaman anlayamıyacak tayfa...!(öğretmen bile demiyorum onlara)




+


Behlül&Bihter:''Behlül'den haber yok,ama biliyorumki isteseydi bana ulaşabilirdi,onlarla ilgili kafamda net birşey yok ikiside sadece beni bilen dost adaylarımdı,bihter'le devam etcek hrlde ama o bir kız olduğu için hiç bir zaman beni anlayamıyacak,behlül'e ilgili kaffamda sadece bir boşluk var bilemiyorum''


+


ve beni asla anlayamıyacak;ben onlara herşeyi tam anlatmadığım için benim için endişelenecek,bana''rahatlık batıyor''gözüyle bakan ailem...tutup belki 5.nci psikologa götürecek ama bütün sorunun eşcinsel olduğumdan kaynaklandığını asla öğrenmiyecek olan ailem.GAY olmaktan mutluyum ancak beni anlamayan bir toplum var karşımda ve ben bunlarla tek başıma savaşmak zorundayım,çünkü ne bir sevgilim ne de gay olduğumu bilen dostlarım var ''çevremde''!
+
Hiç tanıyamıyacağım ve beni anlamayan grup:''Bunlarda hayat dekorunun son kısmını oluşturan,figüranlar...İsimlerini bile bilmediğim,ama nedense onların beni çok yakından bildiği;benle alay eden onlar için satanist,top,muhalefet,gerizekalı,komedi''kelimelerini sözlükteki tam karşılığı! yüzlerinde beni gördüklerinde hep aptal bir sırıtma ifadesi olan,kendilerini benden üstün gördüklerini tahmin ettiğim sınıf...
=
Xeno ve boşluk!

not:Şu an çok kötüyüm bi yandan ağlıyor,bir yandan yazıyorum.İçimdekileri anlatabileceğim bir kişi olmadığından,acele eve döndüm ve buraya yazdım.Bi insan için ne kadar zavallı bir şey,içindekileri anlatacağı birinin olmaması ve bu yüzden bilgisayara bağımlı yaşaması(yanlış anlamayın ama ben blogumu bir dost olarak görüyorum çünkü içimi ona dökebiliyorum)yazımda bayağı hatalar var dil ve anlatım yönünden ama bu içsel bir yolculuk olduğu için ancak bu kadar somutlaştırabiliyorum!)






11 Ekim 2008 Cumartesi

Hayat FİLMİ!
#TAYF!#

...........bir xenophilius filmi


Hayatım film şeridi gibi gözlerimin önünden geçse;heralde kendimi çok iğrenç bi filmi izlerken bulurdum...:D

Şu son iki gündür iyi kötü ve renksel durum dengelerim sürekli değişiyor;
İyi haberi önce vermek adettendir,blog ''BARAKA''nın sahibi ve sahibesiyle bugün Ankara Güven parkta buluştuk...
Kötü haber(lerim)ise;dün arkadaşımın doğum gününü kutlamak için(SÜPRİZ YAPCAKTIM,SÜPRİZ OLDUM!) pasta alıp geldiğimde,cüzdanımın yerinde yeller estiğini(hatta yel bile esmediğini:D)gördüm.
Diceksiniz ki bu çocuk manyak mı?Cüzdanı çalınmış hala espiri yapabiliyor,bende böle bi ''homo sapien''im işte:DBu arada cüzdanımda kimliğim,param,babamın ek kartı(hırsız sevinmesin die hemen iptal ettirdim:D)ve benim için çooooooook değerli bi foto elimden uçup gitti...
İkinci ve en önemliside(fotodan sonra)buğün buluştuğumuz baraka blogun sahipleri olan behlül ve bihter arkadaşlarımdan;behlül'ün başına gelenler...
Buluşmamızdan sonra herkes evlere dağıldığında bi mesaj aldım ve çok üzüldüm.Behlül'ün annesi buğün bizi görmüş ve eve gittiğinde Behlül'e kızmış;''internetten nasıl birisiyle buluşursun'' diye...Behlül kankamda bana mesaj atmış bi süre görüşmeyelim diye..
Umarım büyük sorunlara yol açmamışımdır.ŞU an bunu yazarken kendimi çok kötü hissediyorum.Umarım bundan sonra görüşe''biliriz''!Hayat bu iki güzel insana(behlül&bihter)umarım en güzel
renklerini-tayflarını-gösterir.BEN İKİSİYLEDE TANIŞTIĞIMA MEMNUNUM!
ve son olarak bu kadar güzel haber(!?) üzerine kaaffeine blogun kapandığını öğrendim.Ama bu başka bi yazı konusu...
yazımı şu güzel mısralarla bitirmek istiyorum;
Hüzünler vardı bütün sözlüklerde
ilk sırayı onlar almıştı hayat filminde
sevgi saygı ikinci plandaydı hep
mutluluk son sıradaydı hayat filminde
seyirciler suskun, sessiz sedasızdı
gülüşmeler yok, çıglıklar yoktu
herkes üzgündü ve mutsuzdu
kimse gülümsemezdi hayat filminde
yerini kaptıran gecemezdi bir daha
beklersen elbet gelecek sana da sıra
umudu hedefi en arkaya attık da
sabırsız olduk hayat filminde
başrolde sen vardın ve de ben yanında o
yanadık rollerimizi, sarılmak sonunda
kimseler bizi alkışlamadı da...
neden herkes suskun hayat filminde..?
........Xeno(philius):auram/kahverengi(hastalık ve üzüntü)

7 Ekim 2008 Salı


OKUNMUŞ PİRİNÇ!
Öss!insan hayatını belirleyen 180 dakika;gerçi bilmiyorum artık zaman o kadar mı?yök o kadar çok değişiklik yaptiki bu sınavla ilgili artık takip edemiyorum...

Hayallerimizle mi oynanıyor desem,yoksa hayal kurmak zaten bize hayal mi desem?Bu yıl 1milyon 700 bine yakın öğrenci girdi sınava!ve bu kadar kişiden ancak %10'luk bi dilim hayallerine kavuştu?düşünebiliyomsunuz her yıl üniverseteye öğrenci gönderen liselerden milyonlarca mezun veriliyor ve ancak binlercesi üniversiteye alınıyor!Şimdi suç burda kimde!Okusun hayatını kurtarsın diye akademik öğretim veren liselere başvuran öğrenciler ve veliler mi?Yoksa ülkeye aydın insanlar yetiştirebilmek için bu elemeyi yapan yük mü?Yoksa hükümet mi?

cevap:hepsi!

ilk olarak öğrenci-veli ilişkisi

Lise seçiminde veli öğrenciyi;öğrencide veliyi dinlemeli...Aslında bir meslek lisesinde çok başarılı olcak hatta bursu okuyacak öğrenciyi,sırf''üniversite''hayali yüzünden tutan veliler artık olmamalı diye düşünüyorum;aynısı öğrenciler içinde geçerli...

Daha sonra kısaca yök olarak kısaltılmış''Yüksek Öğretim Kurulu''

Aslında bu başarısızlık paydasında en az paya sahip olan kısım bence...

Adamların suçu yok;akademik eğitim verilecek ortama öle herkesi alamazlar,alsalar bu eğitim acısınıdan zararlı olur.

Tabi üniversitelerimizin denetimi ve düzenlemesinde eksik kaldığıda bariz!

Gelelim hükümet(ler)e;

Bu sadece su an başımızda bulunan başı bağlılar için geçerli değil;bunu her hükümet yapıyor!

Her gelen hükümet eğitim sisteminde kafasına göre''reform''adı altında çöküşler yaratıyor!Milli bir eğitim politikamız ve milli eğitim kanunumuz yok!Buda her gelenin kendi çıkarına uygun yasa çıkarmasına sebeb oluyor!

Olan hayaleri yıkılan onca genç beyin ve gene hayalleri yıkılan endişeli ailelere oluyor!

Bu ülke adam olmaz diyorum başkada bir şey demiyorum bir öss aday adayı olarak:D
.....................Xeno(philius):auram/mavi(değişkenlik)

6 Ekim 2008 Pazartesi

UmrumDışı!
  • Çok sevipte sevgisini belli edemeyenler;
  • Orda burda bi gece onla bi gece bunla ilişki yaşayanlar;
  • Olayların kendisiyle yakından uzaktan ilişkisi olmayıpta sırf o olaya dahil olmak isteyenler;
  • Sırf hava atmak için toplumdan olup aslında öyle değilmiş havası verenler;
  • Her kim olursa olsun,hangi zümreye ait olursa olsun insan ilişkilerinde bunları anlatıp öne çıkmak isteyenler;
  • Bana ait olan şeyleri benden izinsiz kullanıp yada anlatıp sonra benim yüzüme gülenler;
  • Toplum içinde görgü kurallarına uymuyanlar;
  • Konuşurken çok düşünenler ve konuşmalarında tutarsız olanlar;
  • Gitmesi zaman gitmesini bilmeyenler;

Üzgünüm bende hiç şansınız yokkk!!!

BeHLüL'üme Xeno'dan...

Harry&Ron!
Bizi güzel günler bekliyor,bekliyor biliyorum,BUNU KALPTEN İSTİYORUM,isteyeceğimde.O bende hep özlediğim ama bulamadığım;hikayesi olan,biraz benim gibi dertli,konuşkan...Aslında onu sıfatlarla anlatmak zor,onu yaşamak lazım...

Aynı yaşlardayız sayılır.Hayatın en başında,yaşımızın ''1''le başladığı yaşlar,Onu keşfetmem tesadüf oldu,onun msnimi almasıda;oldu ama;bi çok tesadüf bu iki çocuğun kaderini kesiştirdi...
Arkadaşlığımız başladı,ona hep ilgi göstereceğim;bazen kızacak bana ''çok üstüme geliyosun diye''ama olsun ben her zaman yanında olacağım.
Bu dünya yanlız yaşanmıcak kadar sıkıcı:D
Sen istemeyene kadar seni asla bırakmıyacağım;


arkadaşım Baraka blogun sahibi

BeHLüL

5 Ekim 2008 Pazar

ASLI YİUVVRUUUM!
Vallaha ona ne denir bilmem ki;Burhan Altıntop desem yeter heralde!

Burhan Altıntop;ünivertsite okumuş nişantaşı cocuğu,idare müdürü;biras feminen bazen maskülen...

Tek kelimeyle cok seviyorum ben bu karakteri ya!Biraz

kendimi görüyorum onda;birazda ''the office''adlı dizideki müdür karakterini(!?)Ama şöylede bir misyonu var bence;biliyorsunuz azda olsa eşcinsel bi tarafı var bu adamın ve tuhaftırdır ki homofobik bir toplumda çok tutulmuş bir karakterdir;bence o bizim iyi yönlerimizi(elbetteki kötü yönleride var!)halka anlatıyor.!Gülse Birsel'in her ne kadar benim blogumu okumadığını bilsemde(:D)burdan ona teşekkürlerimi sunuyorum...zaten yaptığı işleri ortada olan mükemmel üstü kadın...Ne denir ki bir Burhan Altıntop kolay yetişmiyor!

(aşağıda en sevdiğim bölümlerinden birisine yer vermek istedim,umarım beğenirsiniz!)



......................................Xeno(philius)/auram:beyaz(gerçekci)

YOL ARKADAŞIM!


Daha yolun çok başındayım,ama ilk yazımda belirtiğim gibi bu işi ilerletcem;
yazdıklarım tamamen benim düşüncelerim!(''AŞK''ı yazarken bile siyasetten bahsettim:D).Bu arada iki yeni arkadaşım oldu bunlardan birincisi Baraka'nın sahibi BeHLüL;İkinciside blog sahiplerinin yakından tanıdığı bir zamanlar onu okurken hayaller kurduğum dili çok sade olan arkadaşımız''kaffy''yani blog ''Kaaffeine'' sahibi.Bugün ikinci günüm ama bu iki günde iki güzel insan kazandım.Darısı diğer bütün blog sahiplerinin başına...

Yazımı ''Yol Arkadaşım''adlı son yılların en güzel kadın hikayesi olan diziden bir replikle bitirmek istiyorum:

''Şu an hayatın neresindesin biliyomusun;karar verme anında...BİR adımın seni başarıya götürcek belki;yada büyük yaralar aldırcak belki...Ortada dursan hiç birşey olmıcak ama işte yapamıyosun;yapamassın sen farklı birisin çünkü!''
...........Xeno(philius)/auram:gümüş(arkadaşlık)


4 Ekim 2008 Cumartesi

Yasak ELMA:AşK!


-O tat hiç birşeyde yoktur!

-NE?

-Birşeye inanmanın tadı!



Yanlız inanırken karlı birşeye inanamak önemlidir.Bakınız,günümüzde bir çok islam fanatiği oluştu,ve bu inançları sayesinde kendileri köşe olmuş durumdalar.Bu yazımda ülkenin nasıl islam cumhuriyetine dönüştürüldüğünden(!?)bahsetmeyeceğim.Benim bahsetmek istediğim inanmanın ve inancın en kutsalı ve çoğu kez ulaşamadığımız olanı ''AŞK''.



''Aşk, tutku düzeyinde sevme olayı. Olağan sevmeden kişinin duygularını yönetememesi durumu ile ayırt edilebilir''.Bu aşkın sözlük tanımı;aslında çok güzel anlamlandırmış''kişinin duygularını yönetememesi durumu...''.Aşk gerçektende sevgiden öte bir şey,bir saplantı;bir inanç.Kutsal bir şey bence;genellikle söz hakkın olmayan,kayıtsız şartsız kalbini açtığın,mantığını bir süre askıya aldığın bir olay.Peki insana etkileri nelerdir?Aşk insanı rahatlatan, vücuda huzur ve denge veren, günlük hayatta aslında çok gereksiz olup da kafamıza taktığımız birçok olumsuz şeyin baskılanmasını sağlayan bir duygu.

İnsan huzurlu bir aşk yaşadığında stres faktörü belirgin bir şekilde azaldığı için, pek çok sistemin yanında özellikle şeker metabolizması olumlu bir şekilde etkilenir. Vücutta denge uyandıran, huzur veren her şey direkt olarak sağlığı da olumlu etkiler.




Demek aşk karlı bi inanç sistemi;peki insanlar neden aşık olmaktan bu kadar korkar?Neden duygularını bastırır?Neden aklından geçeni yapamaz aşıkken?

Cevabını bende bulamadım acıkcası,ama tahminimce bunda toplumun bize dayattığı ve bilinçaltımızı ele geçirmiş olan yasak faktörü var!O yasak,onu elleme,ona bakma,onu öpme...zaten insan oğuluda bir yasak nedeniyle dünyaya gönderilmemişmidir(?!)

Ben aşkı cok küçükken tattım,güzel olan herşey gibi kısa sürdü tabi,umarım en kısa zamanda tekrar kapımı çalar.Siz aşıklarada tek bir şey söylicem,asla korkmayın ve yılmayın.İnanın;inanmak kadar karlı ve güzel bir duygu yok!

..................................................................Xeno(philius)/auram:kırmızı(tutku)
KOMŞU&MUCİZE!
Komşu komşunun külüne muhtaçtır ya,bunun için hepimiz komşularımızı yakıp küllerini kullanmak isteriz.Nitekim bu tarihimizdede böyle olmuştur(Türkler savaşcı millettir!)şu anda da böyle,korkarımki bu milli kimliklede böyle sürüp gidecek!Türkiyenin komşuları ile olan ilişkilerinden bahsediyorum tabiki!

Jeopolitik bakımdan içimizde bir çok ulusu bulunduran ''çok uluslu devlet''anlayışını benimsemiş bir devlettik demeyi çok isterdim ama işin aslı bize okulda öğretilen tarih değildir!Osmanlı Devleti içinde bulundurduğu bir çok ulusu(ırk yerine ulus demek istiyorum,çünkü biliyorum ki bi insan sadece kan sayesinde bir milletin üyesi olamaz.)hep ''gayrimüslim'',''azınlık''gibi insani olmayan,insan sıfatlarıyla
sınıflandırmış;bünyesinde bulundurduğu ulusları hep geri plana atmıştır.Hasta düştüğü anında ortaya koyduğu ''yenilikler''le onları iyice kendinden soğutmuştur!Şimdi diceksiniz ki bunların komşularımızla ne alakası var?!Ama bünyemizde bulundurduğumuz,onları hep ikinci sınıf yerine koyduğumuz,sadece ticaret yapmalarına izin verdiğimiz ''Azınlık''olarak sınıfladırdığımız kesim aslında bizim komşularımızdı hep!ve şu an bunun için hemen hemen bütün ülkelerle aramız bozuk,çünkü tarih onlarda birer kolektif bilinçaltı yaratmış durumda!Ermeniler deyince,aklımıza gelenleri düşünelim;Yunanlılar diyince aklımıza gelenleri düşünelim yada İranlılar.Evet evet İranlılar,onlarla o kadar ortak noktamız varki inanamazsınız!(umarım sonumuz onlara benzemez)Bu kadar birbirine benziyen bir milletle bile diplomatik anlamda zorluklar yaşamamız sizcede tuhaf değilmidir?
Ama bunun alında yatan tamamen Osmanlının azınlıklara uyguladı politika değildir.Bizim,saplantı haline getirdiğimiz;dünyanın hakimi olma,bizden olmayanı yok etme politikasını benimsemiş müslüman olmadan önceki türk devletlerininde katkısını unutmamak gerek!
Peki bu saatten sonra neler yapılabilir?
Bu saatten sonra cumhuriyet anlayışını benimsemiyiş,yeniliklere açık,ekonomik manada alışveriş
ilişkilerinde bulunan,onların kültür değerlerine zarar vermiyen,Atatürk ilke ve inkilaplarını ilke edinmiş bir hükümeti başımıza getirmek!Buda şu an manasıyla imkansız gözüküyor çünkü halk
birbirlerine kültür ve cumhuriyet bağlarıyla değil ;milliyetçilik ve din bağıyla bağlı(nitekim başımızdakileri görüyoruz!)Bunu da yapamıcağımıza göre artık vatandaş olarak bize düşen,cevremizde başka uluslara mensup insanlarla iyi geçinmek,onlara kendini negatif yönde kendilerini farklı hissettirmememiz lazım,bide tanrıya dua etmek;çünkü bu ülkenin komşu ülkelerle olan diyaloğunun(politikasının)düzelmesi için gerçekten bir mucizeye ihtiyacı var!
......................................Xeno(philius)/auram:beyaz(gerçekçi)

BeNDeNDe BaŞKa Ne BeKLeNeBiLiRDi Ki???



KİM GELMİŞ!

''Hayatta eyleme dökeceğimiz her işin en zor kısmı heralde en başıdır.''
Bende şu an onun için zorlanıyorum heralde,çünkü benim gibi yazma özürlüsü bir insanın tutup blog açması ve bu bloga bi giriş yazması tahmin edersiniz ki cok kolay olmasa gerek.Ya hafızamı zorluyorumda aslında ben daha hiç bir blogda bir giriş yazısı,ilk yazı vs. artık adı her ne ise okumadım,hatta böle bi yazı varmı yokmu ondan bile haberim yok?!.Umarım yoktur,böylelikle ilk olan benimki olur ve ilk olanın(gravür baskı sanat eserlerindeki gibi)değeri hepsinden üstün olmuş olur
.Ben en iyisi kendimi size bir tanıtayım.Adım Xeno(fake ismim tabiki Xenophillius'un kısaltılmış hali,zeno diye okunuyor).17 yaşındayım.Kendini kabullenmiş,bir kaç arkadaşına kendini kabullendirmiş,ailesine henüz açılamamış bir gayim.Resim konusunda yetisi olan,pek arkadaşı olmayan,çok dostu olan,yemek yapmayı seven,yanlızlığı sevmeyen,atılgan bi tipim.Liderlik özelliğim var,en azından psikoloğum öyle söylüyor. Şu ana kadar dört psikolog eskitmiş,aslında sorunları olmayan,ama dışardan bir bakış acısına her zaman ihtiyaç duyan birisiyim.(cidden cok eğlenceli oluyo,ergenliğe girdiğimden beri 4.cü psikoloğum ve 3'ünü ben iyileştirdim.)Ankara da yaşıyorum.Lise okuyorum yada o benim canımı okuyor(derslerim bir çok öğrenciye göre parlak aslında,ancak bende bütün gençler gibi neden okuduğumu bilmeden okuyorum)Etnik bir kökenim yok soran olursa dünyalıyım deyip işin içinden çıkıyorum.Mükemmeliyetçi biri değilim ancak yaptığım şeyin en iyisini yaparım.Umarım bu huyum blog hayatımda da etkili olurda elime yüzüme bulaştırmam. ''SON''olarakta bloglarını büyük bir zevkle okuduğum ve bazen ''xpilladus''adı altında yorum yaptığım,başta gayyor-gaysöz çifti;entellektüel bakış acısına hayran olduğum gaykedi abilerime teşekkür ediyorum.Onlar bugünden itibaren beni tanıyacaklar ama ben onları yazılarıyla hep tanıdım ve örnek almaya çalıştım.Ltf genç bir blog yazarı olarak benide aranıza kabul edin....................... Xeno(philius)/auram:turuncu(hırs)