
''Tenkit''
Ders Dil ve Anlatım...Dersin ortasındayız ve tenkit türünü işliyoruz sınıfta...Dil ve Anlatıma öyle fazla katılan yok,sıkıcı bulunuyor...Neyse söz hakkı aldım ve soruyu cevaplıyorum(Sinema eleştirilerinin film tercihlerinizde ne kadar etkili olduğunu belirtiniz?)
-''İyi ve yerinde eleştiriler bizim film seçimimizde etkilidir.Gerçi ülkemizde gazete ve dergi eleştirileri yazarların yönetmenlerle ilişkilerine bağlıdır.Bi yönetmenin ne kadar yazar tanıdığı varsa,arkadaşlık ilişkilerini kullanarak güzel yorumlar yapmalarını sağlar...Bu yorumlar sinemayı canlı tutsada,iyi film çıkmasını engeller,çünkü yazarlarımız eleştirmenlik yapmaz,reklamcılık yapar...Bu da iyi işlerin değilde,bol gişeli piyasa işlerinin çıkmasını sağlar''dedim
En arka sıradaki bir arkadaşım yerinden:
-Xenop dünyada kaç ülke gezdin de bizim ülkemiz hakkında böyle eleştiriler yapıyorsun?
-Efendim!?
-Sanki İngiltere'de uzun süre sinema üzerine çalışmışsında,gelip bizim ülkemizin sinemasını eleştiriyorsun!Yanlış anlama burda seni tenkit ediyoruzX)
Gülüşmeler.Bende gülüyorum.Çünkü o arkadaşımdan böyle bir yorum beklemiyordum.İlk defa sözel bir derste ''düşünerek'' tartışmaya katıldı!
Sonra tüm yıl dil ve anlatım derslerine katılmayan bir arkadaş kalkıp;
-Xenop bunu sık yapıyor,nedense ülkeye karşı bir sorunu var heralde,hiç iyi taraflarını görmüyor hep yanlışlar,hep hataları dile getiriyor...Felsefe derslerinde de bir tek o söz hakkı istiyor!?(Suç işlemişim gibi...)
Elimi kaldırdım,gözlerimin içi gülüyor.İnsanlar üzerindeki etkimi görüyorum çünkü...
-Şimdi birincisi,Avrupa'da eğitim almamış olabilirim;Avrupa'yı gezmemişte olabilir.Ama bu onların sinemalarını ve sinema eleştirilerini incelemediğim ve okumadığım anlamına gelmez...Elimden geldiğince okumaya ve araştırmaya çalışıyorum!
-İkincisi(diğer arkadaşa dönüyorum),doğruları benim yorumlarım değiştirmez değilmi?...Ama doğruyu olduğu gibi kabullenirsek,herkes herkesin düşüncesine katılırsa ben yanılmaktan korkarım(sinsi bir gülüş yüzümde.)Evet ülke olaylarında genellikle kötü taraflarını dile getiriyorum.Ama bunları hepimizin görmesi ve daha iyi şeyler yapabilmemiz için gerekli....Ha bu ülkemi sevmediğimi değil,ülkemdeki yanlışları sevmediğim anlamına gelir...
Yerime oturuyorum...Öğretmenimiz;
-Arkadaşlar kimsenin kimseye karşı olduğu yok!Gerçektende zıtlıkların olmadığı yerlerde düşünce olmaz...Bizim dilimizde,tarihimizde zaten ortada...Farklı yorumlar bizi en doğruya götürür.Xeno belki biraz daha fazla araştırıyor herşeyi ki bu iyi bir şey...Yanlışta olsa düşüncelerini söyleyebiliyor...
Ve biz ders sonrası yine eski biz...Gülüşmeler,konuşmalar.Kimsenin kimseyi düşünceleriyle dışlamadığı bir ortamX)Gerçekten gurur duyuyorum o an işte.Çünkü o derste girdiğimiz ilk tartışma bu oluyor...İlk defa bi arkadaşımda kalkıp hayır sen yanılıyorsun,bu şöyle böyledir diyor...Bunu dışarda yapıyoruz ama boş konular üzerinde...Önemli olan bunu derste ve gerçekten önemli bi konuda yapabilmiş olmamız...
Galiba büyüyoruz biz...Artık düşünüyoruz ve düşüncelerimizi kendimizi ifade edebilecek kadar karşımızdakine aktarabiliyoruz...Ve ben çok mutluyum,insanlarla birşeyler paylaşabildiğime ve onlardan ''eleştiri''alabildiğime...
Ben neymişim be abi!?X)
Xeno


6 yorum:
O ortamı nasıl da özlemişim Sevgili Dırdırcı! Beni nerelere taşıdın bir bilsen...
Sevgiler...
Öğretmenim||
Ne mutlu sze tüm bunları yşamış olmak...X)
Hayat okuldaki gibi olsa dedim keşke bir an :)
pRncfRn||
Keşke...X)
evet, eğer iki taraf da birbirlerine kendi doğrularını dikte etmektense sadece fikir alışverişi için tartışmaya girerse, o konuşmanın tadına doyum olmuyor.
ama aksi halde, çirkef insanların doğru olduğunu düşündükleri fikirlerini saygısızça ortama tükürmeleri tiksindiriyor beni :/
ed||
Çok haklısın zaten en sinir olduğum şey düşüncelerini başkalarına onun düşüncelerini aşağılıyarak anlatmak ve tek doğru kendi düşüncelerimizmiş gibi davranmaktır...Herşeyi bilirsek hiç bir şey öğrenemeyiz?!
Yorum Gönder