
Saçmalayamalar!?
LakLak Xenop'dan Laf Salatası Tarifleri:
Engelleri aşmaktan sıkılan bir yaşamın ortasında olmak diye bir hitapta bulunulması benim tuhafıma gidiyor. Yaşam, zaten başlı başına bir engelli parkur olduğu için yaşam olarak adlandırılmaktadır. Yaşamdaki engeller var olduğu için biz varız. En rahat toplumda bile bu engellerle karşılaşacağımızı unutmayalım. Unutmayalım ki en rahat toplumda şu an uğraştığımız ya da aşmaya çalıştığımız engellerin bazılarından sıyrılmış olsak da yeni tip sorunlarla karşılaşacağız. Bizim bu engelleri
sevmemiz ve onları aşmaktan zevk almamız gerekir.
Neden mi?
Bizi var eden şeyden vazgeçersek yaşamamızın bir anlamı kalmaz. Ben engellerimi seviyorum, ben yaşamı seviyorum, ben dünyayı seviyorum. Kaybolup gitmek istemeyen her insan gibi ben de olabildiğince bu engellere sarılıp uyuyor. Onlardan kaçmak hiçbir insana fayda getirmez. Kaçtığınızı sandığınız şeyler, bir gün tekrar karşınıza çıktığında onlardan tekrar kaçamayacak durumda olabilirsiniz ve bu, muhtemeldir. Bu olasılığı ele alan insanlar topluluğu, bunun için hazırlanmak zorunluluğunun farkında olarak hareket eder.
Tekrar aynı engelle karşılaşıp tekrar aynı hatayı yapmak istemediği için bu bilinçle yolunu çizer.Eğer ki bu duruma gelmek istemiyorsanız siz de onlara uyup, uyumlu topluluklar haline gelin. Başarmak için başarısızlık yaşamak gerektiğini unutmamak, önemli bir kavramdır...

Ahmak gibi davranmak yerine ahmaklığa karşı çıkmak. Aslında kimin ahmak olduğunu bilmeden kime ahmak diyeceğimizi nereden biliyoruz, anlamıyorum. Sırf kendi prensipleri doğrultusunda yaşadığı için o insanı ahmaklıkla suçlamamız mümkün mü? Her zaman bir sorunun en az iki cevabı olduğunu düşünürsek hem evet hem hayır diyebiliriz. Benim gibi bir insanı suçlamak hem doğru hem yanlış olabilir. Ancak bunu farklı bir bakış açısından bakarak cevaplamak yanlıştır. Ben kendimi eleştirdiğim zaman kendi açımdan değil genel geçerli sayılan bazı kavramlara göre hareket ediyorum. Bu durumda hata yapma olasılığım azalıyor. Peki herkes benim gibi davranabiliyor mu? Elbette hayır. Bunun olması olası değil. İnsanların bazıları kendilerinden sıyrılıp kendilerine bakmayı beceremiyorlar. Neden mi? Orası çeşitli etkenlere göre değişir. Korku da bunlar arasında yer alan etkenlerden biridir. Kendilerini doğru biçimde eleştirmekten ve karşılaşacakları şeyden korkuyor olmaları mümkün. Elbette önyargılar da önemli etkenlerden biri. Tabii bir durum olduğu için yargılama hakkına sahip olup olmadığını da saptayamayız. Ama ben yargılama hakkına sahip olduğumu düşünüyorum. Ben herkesi yargılama hakkımın var olduğu kanısında olan bir insanım. Ama yargılanmak hoşuma gitmez...!?:)
Nedenlerini sorgulamak istediğim bir çok şey varken, elimi uzatıp dokunmak istediğim çok şey varken nasıl oluyor da yerimde sayıp duruyorum? Aslında elimdeki bu büyük yorgunluğu atmaya çalışıyorum. Ancak yorgunluk bedeni öyle bir sarıp sarmalamış ki adım atmama bile mecalim kalmıyor. Tabii bu durumu kabullenmek istemiyorum. Yine de yorgunluğumu yenmek için peşinden koşuyorum. Dışarı çıkıp da attığım her adım, onu yenmek için çabaladığı anlamına geliyor. Ama bitmiyor.
Gittikçe beni bitirmeye çalışıyor...


8 yorum:
yorgunluk en büyük düşmanıdır insanın yorgunluktan uzaklaşmak yerine üstüne üstüne gidip alt etmeli onu.Ancak böyle kurtulur o yorgunluğun kasvetinden.
tekrar söylüyorum kankardeşimin aşkı çok güzel bir uslubun var.
sevgiler.
Şah||
Gecenin bu saatinde yorum yazman özellikle de beni ve uslubumu anladığını düşündüğüm nadir insanlardan olan senden yorum olmak beni çok mutlu etti...İnsan nefes aldığı sürece havlu atmamalı;atamamalı olmalı cünkü ne zaman pes etmeye düşünse pes etmiştir kişi...Çok teşekkür ederim tekrardan...:)
sevgilerle
sevgilim canların canı
hayatın hiç engellerle dolu olmadığını düşünüyorumda çok monoton olurdu.Dert tasa hiç bir şey kalmazdı o zaman.Aslında dertte tasada insani bir gereksinim bana göre.
Ve herşeyin saydam olduğu bir hayatta bu duygular olmadan gülümsemeye programlanmış robotlardan bir farkımız olmazdı.Şaha katılıyorum uslubuna hayranım bir tanem.
seni çok seviyorum.
Bitanem;
Sen öyle birşeysinki benim içimde...EN içimdesin en derinimdeydin;dert tasayı bilmem ama sen olmasaydın ben ölürdüm heralde ben seni çoookk seviyorum ya...
bende seni çok seviyorum bir tanem.Ama konunun dışına çıkmışsın:/seni çok seviyorum.
Sevgilim;
İçinde Ümit gecen bi cümlede ben nasıl konu içinde kalabilirm ki:)aşksın sen!:D
güzel yüz:/
Sevgilim...:D
Yorum Gönder