27 Ocak 2010 Çarşamba

Bir ''Yol'' ile Empati Oyunu!

''Saysa mıydım kaç ayak izi üzerimde?
Saysa mıydım kaç yaprak okşayıp geçti tenimi, kaçını gömdüm bağrıma?..''

Hayvanlar, mesela tavşanlar, dinledi de şu insan oğlu insanlara dinletemedim kendimi, hepsi de yol sandı beni. Tavşan atladı yeşile, hopladı zıpladı, beslendi, eğlendi, çiftleşti. İnsanlar bir acayip, hep beni ezdiler. Her adımları ben, her adımlarında söyledim, ''Yok bu yürüyüşün sonu, başı da ben, sonu da! Bak şu yeşile gir mesela, oraya sahip çık çıkacaksan, bana değil!''. I-ıh, inadına inadına dinlemediler...

- Öff sen de artık biraz rahat dur,
hem benden bağımsız gibi dimdik durarak,
kime rol kesersin ey çam oğlu çam,
sapık seni,
çek kök dallarını popomdan!

...desem de ikna olmaz mesela,
bilir gıdıklanmaktan hoşlandığımı hınzır,
e zaten yaşam da
masumiyet de
burada!..

Yaşlanıyorum galiba, insanlara neden kızıyordum ben?..

Xenophilius

Hiç yorum yok: