
karın tokluğu .
yaşayamadıklarıma üzgün
kendim oldukça mutlu
ölünce cehennemdir yerim dersem.
Xenophilius

karın tokluğu .
yaşayamadıklarıma üzgün
kendim oldukça mutlu
ölünce cehennemdir yerim dersem.
Xenophilius

Tünel,kendi'dir aslında. Tünel,biz'iz. Yaşam da tünelin iki taraftan aldığı ışık yansımaları...
Xenophilius




:)
Xenophilius


-İyiyim kankaların bitanesi!Ya sen İstanbul'da değil miydin?
Birbirlerini çok içten sarılıp öpüştüler,ben bu sırada kızı dikkatle inceledim.Kızı size tek kelimeyle anlatmam gerekirse,çatlak onu karşılayan kelime olabilir.Çok kısa ve otontik desenlerle kaplı balon bir etek,fırfırlı,düğmeli,işlemeli bir buluz,üstüne tuhaf bir şal,bir elde eldiven ve değişik aksesuarlar.Kızın bu tuhaf!giyim tarzının yanında muteşem bir fiziğini ve olağan üstü mavi gözlerini bahsetmeden geçemiyeceğim.Ben kızı incelerken,kız ahtopot gibi sarıldığı Berk'i bıraktı ve bir nefes süresi sonra bana baktı.Berk hemen beni tanıttı.
-Minnoşum bu Sedat;Sedat'cığım bu minnoş yani mine!
Elimi uzattım,kız elimi tutup iki yanımdan gayet samimi öptü beni...
Masaya oturduk(kafe kalabalıktı,sohbeti kısa tutup başka bi masaya geçme şansımız yoktu ki Berk'inde öyle bir niyeti yoktu.)
-Ya kızım nerden çıktın sen,hani İstanbul'daydın!?
-''daydım!''Kafama esti döndüm ya aslında çok güzel bir şehir ama bi türlü alışamadım,ne arkadaşım vardı ne de Ankara'daki gibi boş otoparklar!
Gülüştüler.Berk bana dönüp,
-Minnoşla uzun süredir dostuz ben lise birdeyken o güzel sanatlara yeni başlamıştı.Uzaktan kuzinim olur,ama kan bağı olmasaydıda buğün ancak onu bu kadar sevebilirdim!
-Ne güzel...
Üstümüzü başımızı soyduk.Servis açıldı,bişiler istedik yemek için.Bu arada bunlar birbirlerine ortak tanıkıları falan soruyolar.Yemeklerimiz gelince,Mine bana dönüp
-Eee Sedat,nasıl tanıştınız?
-Üniversitede aynı bölümde aynı dönemdeyiz
-Çok güzel,Berk çok şahane bir insandır,inan tanıdığına asla pişman olmıyacaksın!
-Eminim öyle olacak...
Sonra havadan sudan konular açıldı,sohbete bende dahil oldum.Mine Trt'de dekor tasarımcısı olarak çalışıyormuş,işinin ehli biriymiş.9 ay süren bir nişanlılıktan sonra evlilik defterini kapatıp serbest takılmaya başlamış...
Onun bu dokuz aylık ilişkisinin hikayesi bitince-gülmekten yemek yiyememiştik-,bu deli Berk'e dönüp:
-EEe yokmu bu aralar şöle kalbini çalan biri?!
-YOK!
-Nası yok oğlum,ortalık cibil gibi yakışklı erkek kaynıyor ve bunların çoğu gay!
-Aslında var birisi!
O an beynimden vurulmuşa döndüm,cümlenin bi iki saniye sonrası çatalımı yere düşürdüm ama bozuntuya vermemdim,garsonu çağırıp değiştirmesini istedim....
-Hımss kim bu yakışıklı?
- Ya bilmiyorum,ben bişeyler hissediyorum ama o bana karşı birşeyler hissediyor mu bilmiyorum?
-Platonik bişey mi?yoksa gay değil mi?
-Tam öyle denemez...
Cümlesi havada kaldı,ben konuulanlardan utanmıyım diye önümdeki biftek tabağıyla ilgilenmeye başladım.-Sencede fazla pişmemiş mi?-.Tanrı gene benle oyun oynuyordu,ama ben böyle olacağını biliyordum.Berk ve ben ha!Delilik olmalı bu!
2 saatlik eğlenceli bir yemeğin ardından üçümüz kalktık,Berk tutturdu bende kahve içiçez diye,Mine'ni arabasına binip Berklere geçtik...
İçeri girdik,üzerimizdekileri çıkarttık.Daha önce beş dakikalığına girdiğim bu evin salonuna geçtik.Berk hemen su ısıtmaya gitti.Bizde Mine'yle İstanbuldaki jazz clublardan bahsettik.Ben bi ara su içmeye mutfağa gittim,yakışıklım bir yandan su ısıtıyor,bir yandan ufak atıştırmalıklar hazırlıyordu.İçerden,
-Berkkkkkkkk!
Koridora baktık.Mine montunu giyiyordu...
-Ne oldu?
-Ya yarın çok önemli bi toplantım var,şimdi arkadaş aradı,pc'si arıza yapmış.Evden benim laptopu alıp ona geçeceğim.
-Ya bi kahve içseydin,kaçmıyo ya arkadaşın!...
-Dadtlum benim yerimede için siz,ben hemen oraya geçiyim ki işimiz hemencecik bitsin.Hem ben daha Ankara'dayım görüşürüz eminim!
-Hele bir görüşmeyelim!
Mine apartopar çıktı...
Kaldık mı başbaşa?:D
Xenophilius
